Otopsi nedir ve niçin yapılır

Otopsi hakkında eğitici bilgilerin, otopsi resimlerinin ve otopsi videolarının bulunduğu bu site tıp öğrencilerini, pratisyen doktorları ve tabi otopsiyle ilgilenen herkesi otopsi hakkında bilgilendirmek amacıyla kurulmuştur Ayrıca Sitemizde Birçok Ameliyat videosu normal doğum sezeryanlı doğum ve kürtaj hakkında bilgiler ve videolar Bulunmaktadır

Otopsi yalnız organların alınması demek değildir, üstelik organlar alınmamakta, çıkarılıp incelenen organlardan gerekli parçalar alınıp organlar yerine konulmaktadır.
Otopsi olay yerinde başlayan ve tüm laboratuar inceleme sonuçları adli tıp uzmanının eline ulaşıp teşhis konulana kadar geçen tüm aşamaları kapsayan bir işlemdir.
Ölenin olay yerinde bulunuş şekli,
Üzerindeki elbiselerin özellikleri ve hem olay yerinden hem de ölenden toplanacak deliller,
Ölenin dış muayenesi,

Baş, göğüs ve karın boşlukları açıldıktan sonra organların ve boşlukların durumu,
Organ ağırlıkları, renkleri, kıvamları gibi çıplak gözle görülen özellikleri,
Gerekli yerlerden ve olayın özelliğine göre alınan örneklerin mikroskop ile ve diğer laboratuar yöntemleri ile incelenmesi ve tüm bu incelemeler sonucunda elde edilen verilerin yorumlanarak teşhisin konması bir bütün olarak otopsi işleminin aşamalarını oluşturmaktadır.
Adli tıp uzmanı uygun yerden uygun koşullarda örnek almamış ise ve ne aranması gerektiğini belirtmezse, laboratuarda arananlar eksik kalır, laboratuar sonucu gelmeden de adli tıp uzmanı kesin teşhisini koymakta zorlanır.
Otopsi son derece organik bir işlemdir ve ekibin her elemanının uyum içinde çalışmasını gerektirir. Bir insan bedenindeki organlar gibi…
Otopsinin temel amacı, hastanın niçin ve nasıl öldüğüne ilişkin sorulara karşılık bulmaktır.

Hastanelerdeki ölümlerin bazılarını kaybedilmiş savaşlar olarak görmek mümkündür. Hiç kuşku yok ki, insanlar da diğer canlılar gibi er geç ölecektir. Tıp, hastanın arzusu bu yöndeyse, ölümü mümkün olduğunca geciktirmeyi ve kolaylaştırmayı amaçlar. Bilinci yerinde olan bir hasta için, yaşanan her fazla gün çok değerli olabilir. Tıp, kimi zaman hastaya böyle günler kazandırmak için çabalar. Öte yandan, bazı ölümlerin önlenebilmesi mümkündür. Gecikmiş veya atlanmış bir tanı, eksik veya yanlış bir tedavi insanın ölümüne neden olabilir. Bunların otopside anlaşılmasının ölene doğrudan bir yarar sağlaması beklenemez. Otopsiden beklenen, vakitsiz ölümlerden alınacak dersler ile benzer durumdaki başka hastaların hayatlarının kurtarılabilmesidir.

Tıp teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde bugün hemen her hastalığın kesin tanısının insan yaşarken konulabildiği, bu yüzden otopsiden öğrenilecek fazla bilgi olmadığı öne sürülebilir. Bu savın geçerli olmadığı pek çok çalışma ile gösterilmiştir. En gelişmiş ülkelerde bile; otopsi, olguların önemli bir kısmında hasta sağken bilinmesi çok yararlı olabilecek bilgiler sağlamaktadır. Yakın zamanda yapılmış bir çalışmada, klinik tanı ile “majör uyumsuzluk” oranı %14 olarak bulunmuştur. (Diagnostic errors in three medical eras: A necropsy study. Sonderegger-Iseli K, Burger S, Muntwyler J, Salomon F. Lancet 355:2027-31, 2000). Sağlık sisteminin o kadar gelişmiş olmadığı ülkemizde yapılan otopsilerin büyük kısmında hastanın yaşarken tanısı konulamamış hastalıklar saptanmakta, klinik olarak farkına varılmamış ek lezyonlarla karşılaşılmaktadır. Hastalıkların organlarda yol açtığı değişiklikler ile hastanın yakınmaları ve klinik bulguların derecesi arasında sıkı bir ilişki olmayabilir. Hafif bir öksürük ağır bir pnömoninin, basit gibi görünen bir karın ağrısı bir iç organ delinmesinin tek bulgusu olabilir. Bu tür bulgularla kaybedilen hastalarda ölüm nedeni otopsi ile incelenmediğinde, doktorlar şaşkın ve çaresiz kalırlar; her öksüren, her karnı ağrıyan hasta karşısında “acaba bu hastayı da mı kaybediyoruz” kaygısına kapılabilirler.

Hasta yakınları açısından bakıldığında; çok basit gibi görünen yakınmaları olan hastalarının kaybedilmesi, tanı ve tedavi ile ilgili ağır bir ihmal veya umursamazlığın göstergesi olarak algılanabilir. Böyle durumlarda otopsi, zihinlerdeki tüm kuşkuları dağıtmanın en sağlıklı yoludur.

Yenidoğan ve bebek ölümlerinde karşılaşılan “bebeğimiz niye öldü?” ve “sonraki bebeğimiz de ölecek mi?” sorularının karşılıkları da, diğer incelemeler ile birlikte yapılan otopsi ile verilebilir.